Ankara Tabip Odası Hekim Profil Araştırması 2025 Raporu Yayımlandı!

Raporu Okumak İçin Tıklayın

Ankara Tabip Odası (ATO) tarafından, Ankara’da görev yapan hekimlerin mesleki yapısını incelemek amacıyla 25 Mart–20 Mayıs 2025 tarihleri arasında 987 hekimin katılımıyla gerçekleştirilen “Ankara Tabip Odası Hekim Profil Araştırması 2025”in sonuç raporu, 16 Mart 2026’da kamuoyuna duyuruldu.

ATO Toplantı Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısına ATO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mine Coşkun, Genel Sekreter Dr. Kemal Oskay ve anketin hazırlanması ile uygulanmasına katkı sağlayan ODTÜ Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Besim Can Zırh katıldı. Açılış konuşmasını yapan Dr. Mine Coşkun, son yirmi yılı aşkın süredir sağlık alanında uygulanan politikaların hem hekimlik pratiği hem de toplum sağlığı üzerinde derin etkiler yarattığını ifade etti. “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile hız kazanan sürecin; hekimlerin çalışma koşullarında güvencesizliğe, hak kayıplarına ve mesleki özerkliğin zayıflamasına neden olduğunu vurguladı.

Dr. Coşkun konuşmasının devamında, “ATO Hekim Profili ve Mesleki Eğilimler Araştırması 2025”in; hekimlerin bu dönüşüme yönelik tutumlarını, yaşadıkları mesleki sorunları, ekonomik durumlarını, sağlık sistemine ilişkin görüşlerini ve meslek örgütünden beklentilerini bilimsel veriler ışığında ortaya koymayı hedeflediğini belirtti. Bu çalışmanın yalnızca veri toplamakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda gelecekte izlenecek örgütsel politikalar için yol gösterici bir kaynak niteliği taşıdığını dile getirdi.

Toplantıda Dr. Besim Can Zırh tarafından anketin kapsamına ilişkin genel bir sunum yapıldı. Zırh, araştırmanın hazırlanış süreci ile öne çıkan bulgular hakkında bilgi verdi. Açıklama metnini paylaşan Dr. Kemal Oskay ise, Ankara Tabip Odası’nın yürüttüğü bu kapsamlı çalışmanın 983 hekimin katılımıyla mesleğin mevcut durumunu, hekimlerin beklentilerini ve sağlık sistemine dair değerlendirmelerini ortaya koyduğunu ifade etti. Çalışmanın, 2002 yılında yapılan araştırmadan sonra önemli bir dönüm noktası niteliği taşıdığını belirten Oskay, hekimlerin görüşlerini örgütsel stratejilere yansıtmayı amaçladıklarını söyledi.

Dr. Oskay, araştırma bulgularına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Elde edilen veriler, hekimlerin mesleki onurunu koruma ve toplum sağlığı için yürüttükleri mücadelenin bilimsel dayanağını oluşturmakta; aynı zamanda güçlü bir örgütlenme çağrısı içermektedir. Bulgular, meslek örgütlerinin yalnızca hak savunucusu değil, aynı zamanda yön verici ve dönüştürücü bir rol üstlenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.”

Araştırmada öne çıkan başlıklar şöyle özetlendi:

  • Şiddetin Yaygınlığı: Sözlü şiddetin hekimlerin günlük çalışma yaşamının sıradan bir parçası haline geldiği, fiziksel şiddetin ise mesleki motivasyonu ve bağlılığı ciddi biçimde zedelediği görülmektedir.
  • Mesleki Stres ve Tükenmişlik:
    • Stres Kaynakları: Hekimlik yüksek stresli bir meslek olarak tanımlanmakta; son bir yılda stres düzeyinde artış olduğu belirtilmektedir. Gelir adaletsizliği, şiddet riski, dava edilme endişesi ve mesai dışında ulaşılabilir olma zorunluluğu başlıca stres unsurlarıdır.
    • Tükenmişlik: Hekimlerin yarıdan fazlası duygusal tükenmişlik yaşadığını ve işe karşı isteksizlik hissettiğini ifade etmektedir. Bu durum özellikle kadın hekimler ve gençlerde daha belirgindir.
    • Kurumsal Etkenler: Aşırı iş yükü, personel yetersizliği ve performans baskısı stresin temel kurumsal nedenleri arasında yer almaktadır. Genç hekimlerin yurt dışına yönelmesi ise sağlık hizmetlerinin geleceği açısından kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır.
  • Sağlık Sistemine Genel Bakış:
    Sağlık sisteminin geleceğine ilişkin beklentilerin büyük ölçüde olumsuz olduğu; tıp fakültelerinin sayısındaki kontrolsüz artışın ve şehir hastaneleri modelinin hizmet kalitesine beklenen katkıyı sağlamadığı düşünülmektedir.
  • Eğitim Niteliği:
    Hekimler mezun oldukları fakültelerin temel hazırlık açısından yeterli olduğunu belirtse de, Türkiye’deki güncel tıp ve uzmanlık eğitiminin niteliği konusunda ciddi kaygılar taşımaktadır. Niteliksiz fakülte açılması, liyakat sorunları ve mobbing öne çıkan eleştiri başlıklarıdır.
  • Mesleki Tatmin:
    Her üç hekimden biri bugün yeniden tercih yapacak olsa tıp alanını seçmeyeceğini belirtmiştir. Bu oran erkeklerde %25 seviyesine inerken, kadınlarda kararsızlık daha yüksektir. Genç kuşaklarda tıp eğitimini yeniden seçme eğilimi %72’den %41’e düşmüştür. Mesleki tatminin azalması ve itibardaki gerileme dikkat çekmektedir.

Veri analizi ve değerlendirme süreci tamamlanan çalışmanın rapor haline getirildiğini belirten Dr. Oskay, hazırlanan resmi raporun Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü ve hekimlerle paylaşılacağını ifade etti. Ayrıca, somut öneriler ve uygulanabilir adımlar içeren bir versiyonunun hazırlanarak daha geniş kesimlere ulaştırılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

Kaynak: https://ato.org.tr/haberler/2026-haberleri/3136-ankara-tabip-odasi-hekim-profil-arastirmasi-sonuc-raporu-kamuoyu-ile-paylasildi.html